DERNEĞİMİZİN FAALİYETLERİ VE ÇALIŞMALARI
1993 yılında başlayan hazırlık çalışmalarıyla 12 eylül 1994 tarihinde, 34-69/125 kod numarasına kayıtlı olarak kurulan TÜM UMUMİ TUVALET İŞLETMECİLERİ DERNEĞİ idare merkezi Eminönü İlçesi Hoca Rüstem Sokak Zafer Han No:7 Sultanahmet adresinde faaliyet göstermektedir.
Çağdaş ve refah düzeyi yüksek bir Türkiye özlemini gerçekleştirmek için derneğimizin bilimsel , etkin ve yaygın çalışmaları içerisinde; ülkemizde medeni bir tuvalet kültürünün oluşmasına katkıda bulunmak ,sağlıklı ,modern ,hijyenik tuvaletlerin yaptırılmasını ve işletilmesini sağlamak derneğimizin başlıca hedefidir.
Çok yönlü çalışmalarımız devam ederken, üniversiteler, belediyeler,özel kuruluşlar, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ortak çalışmalar ,projeler,paneller düzenleyerek,halkımızın tuvalet kullanımı ve temizliği konusunda eğitmek ve bilinçlendirmek istiyoruz .
Ülkemizde W.C’ ler le ilgili tek ve bilimsel çalışmalar yürüten sivil toplum kuruluşu olan derneğimiz ,değişik kurum, kuruluş,grup ve kişilerden kişiler den gelen talepler doğrultusunda; etkili,sürekli ve insan sağlığı için hijyen şartlarını sağlayan “tuvalet çözüm projelerini” isteyen tarafların bilgisine sunmaktadır.
Derneğimiz idari merkezi Singapur’da bulunan “Dünya Tuvaletler Birliği”nin kurucu üyesidir.Dünya tuvaletlerinin standatrlaştırılması, modernleştirilmesi ve ortak bir tuvalet kültürünün
Oluşturmak amacıyla farklı ülkelerdeki tuvalet birlikleri, dernekleri, üniversiteler, üretici firmalar ve ilgili kamu kuruluşları arasında ortak çalışmalar yapmak, bilgi, proje teknoloji ve kültür alışverişi gerçekleştirmeye yönelik faaliyette bulunmaktadır .Derneğimiz 1996 Toyama – Japonya, 1998 Singapur “Dünya Tuvaletleri Sempozyumu” na Türkiye’ yi temsilen konuşmacı olarak katılmıştır.
Yine 2001 Singapur “Dünya Tuvalet Forumu ve sempozyumu”na davetlidir.
Derneğimiz kuruluşundan bu yana yurt içinde önemli çalışmalarda bulunmuştur.
Derneğimiz üyesi olan umumi W.c işletmecilerine periyodik olarak “tuvalet temizliği ve bakımı” konularında eğitici seminerler vermektedir.Bu seminerler Türkiye’de ilk olarak 1995 yılında İstanbul
Büyük şehir Belediyesi işbirliğinde derneğimiz tarafından gerçekleştirilmiştir ve yılda iki defa yapılmaktadır. 1999 Marmara depreminde İzmit’te ihtiyaç duyulan 2000 adet portatif W.C nin Kızılhaç tarafından temin edilmesini sağladık.2000 yılı içerisinde değişik tarafları bir araya getiren 17 Mayıs 2000 tarihli Mimar Sinan Üniversitesi ve İstanbul Büyük Şehir Belediyesi işbirliği ile Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumunda “Çevre-W.C-2000/Yeni Tasarımlar” isimli sempozyumu gerçekleştirdik.2001 yılı içerisinde İstanbul Tıp Fakültesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ,Mimar Sinan Üniversitesi, Büyük Şehir Belediyesi, Beşiktaş Belediyesi ve Kadıköy Belediyesi ile gerçekleştireceğimiz tuvalet ile ilgili tüm eğitim, araştırma, teknoloji ve kültür seminerlerimiz devam edecektir.
2
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Yapılan panelde insan sağlığı, doğa ile etkileşim, yaşam kalitesinin yükseltilmesi konuları bilimsel olarak ele alınmıştır. Evrensel değerler taşıyan sağlık,çevre yaşam konularına akademik olarak değinilmiş, herkesin iyi şekilde bilgilendirilmesini sağlamak, daha modern Türkiye yolunda önemli bir adım sayılacaktır.
Sağlık, toplumumuzda herkesin önem verdiği konuların başında gelir.Sosyal bir varlık olan insan, her zaman sağlıklı olabilme,sağlıklı yaşama ve sağlıklı nesiller bırakabilme arzusu taşır.Kültürünü, çevresini, geleceğini ailesinden başlamak üzere içinde bulunduğu toplumu bu arzuya göre görmek ister.Fakat bu isteklerin gerçekleşebilmesi, insanın öğrenmeye istekli olmasına, duyarlılığını dile getirmesine ,değer vermiş olduğu konularda çağdaş bilgi birikiminin az veya çok bulunmasına bağlıdır. Bilinçli toplum olarak adlandırabileceğimiz bu insan formatının başta aile yapısı olmak üzere çevre ile uyumu toplumumuzun daha saygılı, yenilikçi, modern, çağdaş olabilmesinin ana koşuludur. Yapılacak olan panel insanımıza bu doğrultuda yön verecek yani insan sağlığı, çevre sağlığı, çevre sorunları, daha temiz, sağlıklı ve yaşanabilir bir toplum konularına bilimsel olarak değinilecektir.
Düzensiz alt yapılaşmadan kaynaklanan çevre sorunları her alanda olduğu gibi iş yaşamında da sıkıntı ve stres yaratmaktadır. Kent yaşamındaki bu stres ise insanlarımızı, sağlıksız düşünce yapısına, ruhsal ve sinirsel bozukluklara, toplum yaşamından sapmalara götürmektedir. Bu da beraberinde sigara, alkol,uyuşturucu gibi madde bağımlılığını daha da artırmaktadır.Öyleyse daha modern, planlamalı, yenilikçi çevre ile sağlığı arasında sıkı bir ilişki vardır.Teknolojik yenilikler kullanılarak bedensel ve ruh sağlığımıza uygun bir çevre yapılaşması, yeni tasarım ve düşüncelerle şehir doğasına özen gösterilen yapılaşma önem kazandırmaktadır. Panelimizin amaçlarından olan bu konular, daha detaylı düşünmemize neden olmakta ve üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, özel kuruluşlar ile birlikte hareket etmeye yönlendirmektedir.
*Başlıca tuvaletlerden bulaşan hastalıklar; Sarılık, Hepatit B, Tifo, Kolera, Dizanteri, İbola, Kolibasili vb.dir.
AMAÇ
Tuvaletlerin kent planlamasının yapılmasının yapılması, yeni tasarımlar, tarihi mekanlarda özüne uygun restorasyonu, gittikçe yoğunlaşan yerleşim alanlarındaki durumu ve gelecek yıllarda yapılması gereken yenilikler, çevreye zarar vermeden arıtma tesisleri yapılarak uygulanması, atıkların ve evsel suların denizlere bırakılmalarını önlemek ve bu gibi yetkin kişilerin çözüm önerilerini gündeme getirmektir. Avrupa topluluğuna gireceğimiz şu günlerde tuvaletleri uluslar arası standartlara kavuşturulması için çalışmalara başlamaktadır.Modern tuvalet kültürünü Türkiye de yaygınlaştırılması, umuma açık otel, restoran, kurum ve kuruluşlardaki tuvaletlerin iyileştirilmesini sağlamaktır.
3
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Ülkemize gelen turistlerin en çok rağbet ettiği alanlar olan kültürel değerlerimizin başında yer alan camilerimiz ; ülkemiz insanlarının ibadethanelerini oluşturan bu camilerimiz avluları, çevresi, şadırvanı, tuvaletleri ile birlikte düşünülmüştür.
İç mekana hakim olan mavinin her tonu ile Sultanahmet Camii Blue Mosque ismi ile dünya turizminde bir sembol durumundadır. Bütün bu güzellikler arasında göremediğimiz veya umursamadığımız konu, camii çevresi ve imal edilen camii tuvaletleridir.
Turistler tarihi güzelliklerimizi ziyaretleri sırasında bir ihtiyaç olan tuvaletleri tabiiki kullanmaktadır.Çok güzel ve ihtişamlı olan bir camimizin tuvaletini gördüğünde ise neler düşünebileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek.
Camii tuvaletleri genel kullanıma açık olduğu içindirki TSE standartlarına uyması, temiz, sağlıklı olması toplum sağlığı açısından ve turistler için ülkemizin imajı açısından önemlidir.
Turist için vitrinimizin yarısı olan umuma açık tuvaletler ve şimdi üzerinde durduğumuz cami tuvaletleri maalesef oldukça bakımsız, pis ve standartlara uymamaktadır.
TUMAR Derneğinin 1 yıl süre ile yaptığı envanter çalışmalarına dayanarak, sadece İstanbul’ da 3500adet cami bulunduğu tespit edilmiştir.Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olan çoğu camilerimizin % 95’inde tuvaletlerin bakımsız, hiçbir hijyen şartını taşımadığı görülmüştür.
1994yılıondan bu yana umuma açık tuvaletlerin iyileştirilmesi çalışmalarını yürüten TUMAR Derneği, projelerine bir yenisini ekleyerek, tüm camilerimizin tuvaletlerinin yenileştirilmesi, standartlaştırılması, sağlıklı, hijyenik bir yapıya kavuşturulmasına örnek teşkil edecek bir çalışmayla; İstanbul Gazi Osman Paşa Merkez Camii’nin tuvaletlerini ve çevre düzenlemesini yeniden yaptırılmasına katkıda bulunmuştur.
Gazi Osman Paşa Merkez Camii’nin avlusu ve tuvaletlerini kapsayan örnek alışmamızda tuvaletler tamamen yenilenmiş, çevre düzenlemesi yapılmıştır. Projede, TSE standartlara uygun malzemeler kullanılarak tuvaletler temizlik ve hijyeni sağlayan bir yapıya kavuşturulmuştur.G.O Paşa Camisi’nin avlusu çiçeklerle donatılıp ve uygun gereçlerle göze hitap edecek duruma getirilmiştir.Cami tuvaletine yaşlı ve bedensel engellilerin kullanımına uygun bir kabin de ilave edilmiştir. Tuvaletin yer ve duvar kaplamaları, kabin genişlikleri, sıvı sabunlukları, havalandırması, el kurulama cihazları ile teknolojiden önemli ölçüde yararlanılmıştır.
Amacımız; tüm camilerimizin bu tür tuvaletlere kavuşmasıdır.Destek verdiğimiz bu çalışmanın diğer camilerimiz için bir örnek model teşkil etmesini dilemekteyiz.
Ülkemizde acil olarak turistlerin yoğun olarak ziyaret ettikleri cami tuvaletlerinden başlamak üzere bütün tuvaletlerin ve tüm cami tuvaletlerinin tadilatı yapılarak sağlıklı ve hijyenik hizmet verecek yapıya kavuşturulmasıdır. Derneğimiz bir başlangıç yaparak ilk uygulamayı gerçekleştirmiş bulunmaktadır.
Derneğimiz kamu sorumluluğu bilincinde olarak gerçekleştirdiği iyileştirme projelerinde, kamu kurum ve kuruluşlarını, halkımızı, basını ve ilgili kesimlerin hassasiyetlerini beklemektedir.
4
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Toplumun her kesimini ilgilendiren, kent yaşamının bir parçası olan tuvaletlerin modernleştirilmesi, standartların yükseltilmesi, kaliteli malzeme kullanımının artırılması, yeni tasarım ve teknolojilerle beraber çağdaş yapıya kavuşturulması, kısaca çevreye daha uyumlu bir hale getirilmesi gerekmektedir.
Toplumsal olarak yaşamak zorunda olduğumuz kent hayatında , umuma açık tuvaletlerin (Alışveriş merkezleri , cami , hastane , kamu kurum , okul , turistik dinlenme tesisleri , ücretli tuvaletler vb.) sağlık ve hijyen koşullarının yanı sıra , pek çoğu , çocuk , yaşlı , hamile bayanların ve bilhassa sakat ve özürlülerin rahatça rahatça kullanabilecekleri mekanlar haline getirmelidir.
Daha temiz bir çevreye kavuşmak , daha sağlıklı yaşamak için tuvaletlerin , gerek görüntü kirliliği , gerek hijyen koşulları ve gerekse temiz kullanımı bakımından çevreye uyumunun sağlanması çevreye uyumunun sağlanması çevreye en uygun şekilde yapılandırılması gerekir.Bunun için yeni teknolojiler kullanmak , deniz ve nehirlere akan evsel suların artırılıp çevreye temiz su olarak kazandırılması.Yani tuvaletlerin kent planlanmasının yapılması , alt yapı sorunlarının çözümlenmesi , tarihi mekanlarda özüne uygun restorasyonu şeklinde çevreye uyum sağlanabilecektir.
Her yönü ile dikkat etmek zorunda olduğumuz tuvaletler , bir çok ele alınmayan konu gibi göz ardı edilmektedir.Toplumumuzdaki pek çok tuvaletin (ev , okul, hastane, alışveriş merkezleri vb.) hijyenik ve sağlıklı olmadığı görülmektedir. ,Oysaki tuvaletler tifo,kolera,sarılık,dizanteri,hepatit B ve pek çok hastalıkların kolaylıkla bulaşabildiği yerlerdendir.Bu gibi hastalıklar gözle görülmekte ve insan sağlığını tehtit etmektedir.Bunları yok edebilmek için tuvaletleri mümkün olduğunca temiz tutmalı su, sabun,tuvalet kağıdı ; hijyen sağlamak için temizlik maddeleri gerekli ölçüde kullanılmalıdır.Bu hem de tuvalet kültürü toplumumuzda yeni bir boyut kazanacaktır.
Çarpık yapılaşma ile meydana gelen çevre kirliliğine tuvaletlerimizin alt yapı sorunları eklendiğinde ortaya turizm açısından da oldukça istenmeyen durumlar çıktığı görülür.Çünkü yerli ve yabancı bir çok ziyaretçinin yoğun olarak bulunduğu , başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye’de restore edilmeyi bekleyen sayısız tuvalet bulunmaktadır. Bu kötü koşullardaki tuvaletlerin mimari açıdan bakıldığında turizmi olumsuz etkilemektedir.Sadece İstanbul’da tarihi mekanlar , camiler , tren istasyonları , otobüs terminalleri gibi bakımsız ve harap durumda olan pek çok tuvalet bulunmaktadır. Her yönden gelişmekte olan Türkiye’mizde kötü koşullardaki bu tuvaletler yeni teknolojiler , yeni tasarımlar ve yeni düşüncelerle daha modern yapıya kavuşmaktadır.
Gittikçe yoğunlaşan yerleşim alanında şehrin doğasında şehrin doğasına uygun yapılar , çevreye uyumlu imar alanları , AB’yi hedefleyen Türkiye’mizde bizlerin düşünmek zorunda olduğu konulardır.Bu nedenle denizlerimizin , göllerimizin , orman alanlarımızın , parklarımızın , tarihi mekanlar ve buna benzer yerlerin değeri her geçen gün daha da önem kazanmaktadır.
Bu mekanların tahrip edilmeden şehir yaşamına , yenilikçi fikirler , teknoloji , tasarımlar kullanarak aslında en uygun şekilde yapılandırılması gerekir.Yenilikçi düşünce ile beraber derneğimiz kent hayatına uygun , temiz sağlıklı, alt yapısı olan , herkes açısından kullanılabilen , modern tuvaletleri insanların gündemine getirmeyi amaçlamaktadır.
5
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Ben uzun yıllar turizmcilik ve halıcılık yapan biri olarak, turizmin içerisinden gelmekteyim. Geçmişte ve halen karşılaştığım konuştuğum turistlerin tuvaletlerle ilgili problemleri şikayetleri olduğunu biliyorum. İçinde bulunduğum bölgede ve genelde Türkiye’de bir W.c problemi olduğunu yaşayarak gördüm.Bu arada tanıştığım bazı Japon turistler ise kendi ülkelerindeki W.c ile ilgili olan kuruluş ve çalışmalardan bahsettiler.Bu vesile ile Japonya’da “Japon Tuvaletler Birliği” “Tuvaletler Araştırma Enstitüsü” “Tuvalet Koleji” olduğunu , “Tuvalet Sempozyumu ve Fuarları” düzenlendiğini hayretle dinledim. Türkiye ile karşılaştırma yaptığımda ; ülkemizde “tuvalet” kelimesinin kullanılmasında dahi bir iticilik ve alay konusu olduğunu yaşadığımız o günlerden biliyorum.Tuvaletlerle ilgili herhangi bir konunun konuşulması insanlarımıza itici gelirken, diğer taraftan evimizde , işyerimizde, parkta okulda, camide vs. her yerde ve özellikle umuma açık tuvaletlerde insanlarımız, çocuklarımız, yabancı misafirlerimiz, girdikleri her W.c de korkunç bir manzara ile karşılaşıp, önemli sağlık problemlerine yol açacak tuvaletleri kullanmak zorunda kalıyorlar. Çocuklarımız okullarda temiz bir tuvalete sahipler mi? sağlık şartlarına uygun hijyenik bir tuvalet kullanıyorlar mı? Hastanelerimizde tuvaletler ne kadar sağlıklı, yaşlı ve hastaların rahat kullanımı için uygun mu ? Bunlar birer gerçek sorundur, çözümler beklemektedir.
Diğer ülkelerdeki çalışmaları 1993 yılından itibaren dünyadaki “Tuvalet Birlikleri” ile temasa geçtim.Onların çalışmaları hakkında bilgi edindim 1994 yılına geldiğine 17 kişilik çalışma gurubu ile resmi olarak derneğimizin kuruluşunu gerçekleştirdik. W.C ile ilgilenecek çevre kuruluşları, belediyeler, W.c ekipmanları ve vitrifiye üreticileri vs. ile birlikte çalışarak bu ağır problemi çözmeyi amaçladık.
Bu W.c birliğini gerçekleştirmekte ilk karşılaştığımız sorun W.c – Tuvalet’ in bir konu olduğunu, konuşulması, tartışılması gerektiğini, bir W.c yapımının basit bir işlem olmayıp değişik mühendislik disiplinlerini ilgilendirdiğini ve en önemlisi W.c alışkanlıklarımızda değişime ihtiyaç olduğunu, halkımıza, ilgililere , kamuoyuna bildirmek ve kabul ettirmek oldu.
Burada toplantımızda bizlere destek veren değerli hocalarımızı, belediyelerimizi, kamu kurumu temsilcilerini, özel sektör temsilcilerini ve değerli basınımızı aramızda görüyoruz. Bu vesile ile tüm katılımcılara ve bizlere destek veren herkese şükranlarımızı sunuyoruz.
Şimdi, derneğimizin yapmış olduğunu ve yapacağı çalışmalardan bahsetmek istiyorum.
Türkiye’de bu tuvaletlerin birçoğu girilemeyecek kadar kötü durumda bunu biliyoruz. Tüm gayretimiz bu tuvaletleri iyileştirmek, standartlaştırmak, sağlıklı bir hale getirmek.
Derneğimiz kuruluşundan bir yıl sonra 1995 de Büyükşehir Belediyesi ile birlikte “çevre ve sağlık sempozyumu içerisinde” “tuvalet temizliği ve tuvalet kullanımı” konusunda seminer verdi. 1995 Honkong, 1996 Yoyama-Japonya “Tuvalet Fuarı ve Sempozyumu” na konuşmacı olarak katıldım. 1998’de “tuvalet bakıcısı eğitim semineri” düzenledik.1999 yılında yapmayı planladığımız “temiz tuvalet kampanyasını” malum Marmara Depremi sebebi ile iptal ettik.
17 Mayıs 2000Mimar Sinan Üniversitesi’nde yapmış olduğumuz sempozyumda, “tuvaletler, şehircilik, tasarı, sağlık ve teknoloji” ana konuları oluşturan toplantımızda, konu ile ilgili kamu kurum/kuruluşlarını, belediyeleri, özel sektörü ve akademik çevreleri bir araya getiren daha geniş kapsamlı bir organizasyon gerçekleştirdik.
6
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
2000’li yıllara girdiğimiz şu günlerde, ülkemizdeki umuma açık tuvaletlerin (müze, cami, alışveriş merkezleri, hastane, stadyum, spor-fuar-sinema-gösteri vb. salonları,okul,restoran,ofisler ve kamu binaları tuvaletleri )yapısal özellik, sağlık ve hijyenik şartları bakımından standartlara uygun olmadığı ;kirliliğin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını görmekteyiz.
Nüfus yoğunluğunun fazla olduğu şehirlerdeki mevcut tuvaletlerin eksikliklerinin yanı sıra , toplumun önemli bir kesimini oluşturan çocuk, sakat, yaşlı, hamile bayanların kolaylıkla kullanabilecekleri özelliklere sahip tuvaletlerde yoktur. Binlerce özürlünün yaşadığı ülkemizde, bu insanlarımızın günlük yaşantılarında rahatça kullanabilecekleri tuvalet bulmaları imkansız gibidir.
Yoğun yerli ve yabancı ziyaretçi akınına uğrayan bölgelerde; bilhassa Eminönü, Beşiktaş,Fatih,Kadıköy,Beyoğlu ilçelerimize bulunan müze,cami,geçitler,alışveriş merkezleri gibi toplumsal göstergemiz olan yerlerin tuvaletleri yeterli alt yapısal özelliklere sahip olmadığı gibi, dünya standartlarının çok altında hizmet vermektedirler.
Yine, hijyen şartlarına en çok uyması gereken alanlar olan hastanelerimizin tuvaletleri aynı sağlıksız durumu arz etmektedir.Binlerce insanımızın tedavi için gittikleri hastanelerde kullanabilecekleri temiz tuvalet bulmakta sıkıntı çekmektedirler.Bu durum çocuk,yaşlı,sakat,hamileler için bir daha zor ve sağlıksız şartlar taşımaktadır.Her katta çocuk ve özürlü tuvaleti bulunmaması önemli bir eksikliktir.
Derneğimiz konunun mahiyetine ayrıntıları ile sahip olup, sorunları gündeme getirmeyi, çözümler üretmeyi ve ülkemizde tuvalet kültürünün oluşumuna katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Derneğimiz 1994 yılında İstanbul – Sultanahmet’te kurulmuştur ve Dünya Tuvaletler Birliği’nin kurucu üyesidir. 1995 Honkong , 1996 Japonya da düzenlenen uluslar arası tuvalet sempozyumlarına konuşmacı olarak katılmıştır. 1999yılında Türkiye de yapmayı planladığımız uluslar arası tuvalet sempozyumumuz malum deprem nedeni ile ertelenmişti.Bir yıllık çalışmalarımız sonucunda bu konuları ele alacağımız bu yılki sempozyumumuz;
Mimar Sinan Üniversitesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 17 Mayıs 2000 tarihinde Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumunda yapılacaktır.Tüm ilgili kuruluşları ve kişileri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Sempozyumla ilgili ayrıntılı bilgileri ekte dikkatlerinize sunuyoruz.
7
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
W.C.’LER (ALAFRANGA):
Ülkemizde gelen yabancı turistlerin çoğu alafranga tuvalet kullanmakta ve ülkemizde umuma açık pek çok tuvalet bulunmamaktadır. Umuma açık bu tuvaletlerde ise İngilizce Water Closet yani W.C yazmaktadır.Yabancı turistin yanılgıya düşme durumu buradan kaynaklanmaktadır. Yani tüm hayatı boyunca kullanmış olduğu W.c.’nin (alafranga)olmadığını görmektedir. 3000 civarında tuvaletin bulunduğu İstanbul da yabancı turistlerin her gün ziyaret ettiği pek çok turistik alanda , müzelerde yeterli düzeyde W.c. (alafranga) bulunmamaktadır.
SAĞLIK BAKANLIĞI :
1080 Sayılı Belediyeler Kanunu , 5442 sayılı il idaresi Kanunu,TS 8357 – Halka ve Müşterilere açık W.c lerin sınıflandırılması ve özellikleri standardı. 1593 sayılı umumi hıfzısıhha kanunun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı babının “Vilayet Hususi İdareleri ve Belediyeler” başlıklı dördüncü fasıl 20. madde, “Şehir ve Kasabalar Hıfzısıhhası” başlıklı on birinci babın “Mecralar ve Müzahrefat İmhası” başlıklı ikinci fasıl 249. Madde . 2634 sayılı yasa, 508 sayılı gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği, halk sağlığı ile ilgili yönetmelikle, Çevre Kanunu,6 Beş yıllık Kalkınma Planı 787 no’lu tedbir (referans:01.05.2000 tarih ve 5847 sayılı 2000/36 nolu umumi helalar hakkındaki Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ve TS 8357 standardı)
7
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
W.C.’LER (ALAFRANGA):
Ülkemizde gelen yabancı turistlerin çoğu alafranga tuvalet kullanmakta ve ülkemizde umuma açık pek çok tuvalet bulunmamaktadır. Umuma açık bu tuvaletlerde ise İngilizce Water Closet yani W.C yazmaktadır.Yabancı turistin yanılgıya düşme durumu buradan kaynaklanmaktadır. Yani tüm hayatı boyunca kullanmış olduğu W.c.’nin (alafranga)olmadığını görmektedir. 3000 civarında tuvaletin bulunduğu İstanbul da yabancı turistlerin her gün ziyaret ettiği pek çok turistik alanda , müzelerde yeterli düzeyde W.c. (alafranga) bulunmamaktadır.
AVRUPADA W.C OLUŞUMU :
Batı toplumunda bu günkü modern W.C ‘ lerin oluşmasına Türk toplumu vesile olmuştur. Osmanlı Saraylarında ağırlanan Avrupa ülkelerinin Büyükelçileri w.c ve banyo kullanımının Türk toplumunda daha ilerde olduğunu görmüşler ve bunu kendi ülkelerine taşımışlardır.1870 yılında ise ilk tuvalet taşı ve sağlık gereçleri üreten fabrika kurulmuş teknolojik gelişme ile birlikte yeni tasarımlar ve yeni fikirlerle bu günkü w.c kullanımını oluşturmuşlardır.
SAĞLIK BAKANLIĞI :
1080 Sayılı Belediyeler Kanunu , 5442 sayılı il idaresi Kanunu,TS 8357 – Halka ve Müşterilere açık W.c lerin sınıflandırılması ve özellikleri standardı. 1593 sayılı umumi hıfzısıhha kanunun “Sıhhi Teşkilat” başlıklı babının “Vilayet Hususi İdareleri ve Belediyeler” başlıklı dördüncü fasıl 20. madde, “Şehir ve Kasabalar Hıfzısıhhası” başlıklı on birinci babın “Mecralar ve Müzahrefat İmhası” başlıklı ikinci fasıl 249. Madde . 2634 sayılı yasa, 508 sayılı gayri Sıhhi Müesseseler Yönetmeliği, halk sağlığı ile ilgili yönetmelikle, Çevre Kanunu,6 Beş yıllık Kalkınma Planı 787 no’lu tedbir (referans:01.05.2000 tarih ve 5847 sayılı 2000/36 nolu umumi helalar hakkındaki Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan genelge ve TS 8357 standardı)
W.C.’LERİN YOĞUN KULLANILDIĞI MEKANLAR :
Türkiye deki müze, cami, alışveriş merkezleri, hastaneler, stadyum, spor – fuar – sinema – gösteri salonları, üniversiteler, dershaneler, ilköğretim okulları,restoran, ofisler ve kamu binaları, mesire, park ve miting yerlerinin (yolcu motorları, yolcu vapurları ve ticari gemiler) atıklarının sorunları.
8
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
İçinde bulunduğumuz şu günlerde, ülkemizde ki umuma açık tuvaletlerin (müze, cami, alışveriş merkezleri,hastane, stadyum ,spor ,fuar ,sinema gösterimi vb. salonları okul, restoran, ofisler ve kamu binaları tuvaletleri ) yapısal özellik, sağlık ve hijyenik şartları bakımından standartlara uygun olmadığı, kirliliğin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını görmekteyiz.
Nüfus yoğunluğunu fazla olduğu şehirlerdeki mevcut tuvaletlerin eksiklerinin yanı sıra, toplumun önemli bir kesimini oluşturan çocuk,sakat,yaşlı,hamile bayanların kolaylıkla kullanabilecekleri özelliklere sahip tuvaletlerde yoktur.Binlerce özürlünün yaşadığı ülkemizde, bu insanlarımızın günlük yaşantılarında rahatça kullanabilecekleri tuvalet bulmaları imkansız gibidir.
Yoğun yerli ve yabancı ziyaretçi akımına uğrayan bölgeler de ;bilhassa Eminönü,Beşiktaş,Kadıköy,Beyoğlu ilçelerimizde bulunan müze ,cami, geçitler ,alışveriş merkezleri , gibi toplumsal göstergemiz olan yerlerin yeterli alt yapısal özelliklere sahip olmadığı gibi , dünya standartlarının çok altında hizmet vermektedir.
Yine ,hijyen şartlarına en çok uygun olması gereken alanlar olan hastane ve tüm umuma açık tuvaletler aynı sağlıksız durumu arz etmektedir.Binlerce insanımız tedavi için gittiği hastanelerimizde kullanabilecek temiz tuvalet bulmakta sıkıntı çekmektedirler.Bu durum çocuk, yaşlı ,sakat, hamileler için çok daha zor sağlıksız şartlar taşımaktadır.Dolayısıyla tuvaletlerimizin hijyenik,temiz ve sağlıklı koşullara kavuşturulması ve buna bağlı olarak da toplumda söz konusu koşullara sahip tuvaletlerin kullanımına ilişkin çevre ve tuvalet kültürünü geliştirmek ve ilerletmek derneğimizin temel amaçlarından biridir.
Bu sorunlar çerçevesinde; derneğimizin yıllarca süren çalışmaları ve elde edindiğimiz izlenimler neticesinde, sayısı 3000 civarında olan vakıf ve diyanete ait camii tuvaletleri, bakanlıklara müze tuvaletleri ile Büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait tuvaletler acil olarak restore edilip modern sağlıklı ve hijyenik şartlara kavuşturulmalıdır. Yine bu kuruluşlara ait tuvaletlerinin idari düzensizliklerinin giderilmesi sorunun çözümüne büyük ölçüde katkı sağlayacaktır.
Derneğimiz 1994 yılında Sultanahmet’te kurulmuş ve Dünya Tuvaletler Birliğinin kurucu üyesidir. 1995 Honkong ve 1996 Japonya da düzenlenen uluslar arası tuvalet sempozyumlarına konuşmacı olarak katılmıştır.
Bir yıllık çalışmalarımız sonucunda söz konusu konuları ele alacağımız bu yıl ki sempozyumumuz; Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile 8 Mart 2004 tarihinde Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumunda yapılacaktır.Tüm ilgili kuruluşları ve kişileri bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
SEMPOZYUM AMACI :
Bu yıl ki sempozyumumuzda insanların ve şehirlerin en temel ihtiyacı olan tuvaletler akademik düzeyde ele alınacak olup,çevre ve tuvalet sorunları masaya yatırılıp çözümler aranacaktır.
Tuvaletlerin kent planlaması,çevre, yeni tasarımlar,tarihi mekanlarda özüne uygun restorasyonu konularında yeri ve önemi, gittikçe yoğunlaşan yerleşim alanlarındaki durumu ve gelecek yıllarda yapılması gereken yenilikler, çevreye zarar vermeden en uygun şekilde yapılandırılması ve kesinlikle bu atıkların denize bırakılmalarını önlemek gibi konularda etkin yetkin kişilerin çözüm önerilerini gündeme getirmeyi hedeflemekteyiz.
Avrupa topluluğunu hedeflediğimiz, içinde bulunduğumuz dönemde,modern yaşamın bir parçası olan tuvaletlerin uluslar arası standartlara kavuşturulması için çalışmalara başlamasını sağlamak.Özellikle de ülkemizin varolan tuvalet kültürünü zenginleştirilip geliştirmek genel ve yaygın bir tuvalet kültürünün Türkiye’de yaygınlaşmasını amaçlamaktadır.
Turistik alanlardaki tuvaletlerin yenileştirilmesi ve standardizasyonu , turizme katkısı , binlerce turistin ziyaret ettiği müze .camii vs tuvaletlerinin durumu göz önüne getirilerek çözümler aranması öncelikli olarak umuma açık otel , restoran,kurum ve kuruluşlardaki tuvaletlerin iyileştirilmesi gündeme gelecektir.
Diğer yandan bilhassa umuma açık tuvaletlerdeki hijyenik koşulların düzeltilmesi ve bununda modern,çağı yakalayan bir tuvalet kültürü eğitiminden geçtiğinin bilinciyle, sağlıklı bir tuvalet kullanımının ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.
Sempozyuma katılan, tüm akademik çevreler, kamu kuruluşları ve özel sektör kuruluşlarının bundan sonra bu konuya ağırlıklı önem vermelerini ve gündemde tutmalarını sağlamak sempozyumun amaçları arasındadır.
9
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
TÜM UMUMİ TUVALET İŞLETMECİLERİ DERNEĞİ BAŞKANI HABİP:
“ÜLKEMİZDE UMUMA AÇIK TUVALETLERDEKİ KİRLLİĞİN İNSAN SAĞLIĞINI TEHDİT EDECEK BOYUTLARA ULAŞTIĞINI GÖRMEKTEYİZ”
“İSTANBUL DA SAYISI 3 BİN CİVARINDA OLAN UMUMİ TUVALETLER ACİL OLARAK RESTORE EDİLİP,MODERN,SAĞLIKLI VE HİJYENİK ŞARTLARA KAVUŞTURULMALIDIR.”
İSTANBUL (A.A)- Türkiye de umuma açık tuvaletlerdeki kirliliğin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını bildirdi.
Tüm Umumi Tuvaletler İşletmeciler Derneği Başkanı İmdat Habip, yaptığı açıklamada,2000’li yıllara girilen şu dönemde,Türkiye deki müze,cami,alışveriş merkezleri, hastane, stadyum, spor-fuar-sinema-gösteri salonları,okul,restoran,ofisler ve kamu binaları gibi umuma açık tuvaletlerin yapısal özellik, sağlık ve hijyen şartları bakımından standartlara uygun olmadığını söyledi.
Habip, “Ülkemizde umuma açık tuvaletlerdeki kirliliğin insan sağlığını tehdit edecek boyutlara ulaştığını görmekteyiz” dedi.
Nüfus yoğunluğu fazla kentlerde toplumun önemli bir kesimini oluşturan çocuk, sakat, yaşlı ve hamile kadınların kolaylıkla kullanabileceği özelliklere sahip tuvaletlerinde bulunmadığını ifade eden Habip, ayrıca özürlülerinde günlük yaşantılarında rahatça kullanabilecekleri tuvaletlerden yoksun olduğunu kaydetti. İmdat Habip, yerli ve yabancı turistlerin ziyaret akınına uğrayan Eminönü,Beşiktaş,Fatih,Kadıköy ve Beyoğlu ilçelerinde bulunan müze, cami, geçitler ve alışveriş merkezlerindeki tuvaletlerin ise yetersiz alt yapı özelliklerine sahip olduğunu ve dünya standartlarının çok altında hizmet verdiğini bildirdi.
“HASTAHANE TUVALETLERİ DE TEMİZ DEĞİL”
Hastane tuvaletlerinin de temiz olmadığını ve aynı sağlıksız ortamı barındırdığını, bu durum da çocuk, yaşlı,sakat ve hamileler için zor ve sağlıksız şartlar taşıdığını vurgulayan Habip, hastanelerde her katta çocuk ve özürlü tuvaleti bulunmamasının da önemli bir eksiklik olduğuna dikkat çekti.
Habip, “İstanbul da sayısı 3 bin civarında olan vakıf ve diyanete ait cami tuvaletleri, bakanlıklara ait müze tuvaletleri ile Büyükşehir ve ilçe belediyelerine ait tuvaletler acil olarak restore edilip modern,sağlıklı ve hijyenik şartlara kavuşturulmalıdır” dedi.
-TUVALET SEMPOZYUMU-
Tüm Umumi Tuvaletler İşletmecileri Derneği Başkanı Habip ayrıca, Türkiye’nin Avrupa Birliğine girme sürecinde,halka ait tuvaletlerin uluslar arası standartlara kavuşturulması için Mimar Sinan Üniversitesi Mimarlık bölümü Restorasyon Ana Bilim Dalına bağlı bölümler ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sağlık Daire Başkanlığı’nın işbirliği ile bir sempozyum düzenlediklerini söyledi.
Habip, 17 Mayıs Çarşamba günü MSÜ oditoryumunda gerçekleştirecek sempozyumda, “Kent yaşamının bir parçası olan tuvaletlerinin uluslar arası normlara uydurulması çerçevesinde sorun,tasarım ve uygulamalar” konusunun ele alınacağını sözlerine ekledi.
11
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Tuvalette standardı tutturalım,AB’ye girdik demektir
Dünya Tuvaletçiler Birliği Türkiye Temsilcisi İmdat Habip’e göre “Japonya’da bu işin okulu bile var.Tuvalette eğitim şart,yoksa AB’ye de girsek burnumuz hacetten çıkmaz” diyor.
İmdat Habip Dünya Tuvaletçiler Birliği Türkiye temsilcisi. Bu aralar işi çok “Neden” derseniz, tuvaletlerde standardı yakaladık mı AB kapılarının açılacağını savunuyor.İşte Habip in bizdeki manzara ve W.C kriterleri.
*2004 yılındaki tuvaletleri düşünürsek çağ atladık! 10 yıl öncesinde tuvaletlerde ne tuvalet kağıdı vardı ne sabun.Sıvı sabun yayıldı.Alaturka tuvaletlerden alafranga geçiş hızlandı.
*Yabancı turistler halen tuvalet kağıtlarını yanlarında taşıyor ama yüzde 90’ın da kağıt var.
*Temizliği Avrupa ya biz öğrettik ama geride kaldık.Eskiden Beyazıt, Taksim meydanları kokardı Şimdi bu kokudan eser kalmadı. İngiltere ve Almanya’da tüm meydanlar açık hava tuvaleti oluyor,sabah belediyeler dezenfektan sulrla temizliyor...
*Türkiye deki umumi tuvaletlerin bir çoğu camilerde.İstanbul Eminönü’nün nüfusu gündüz 3 milyon ve yeterli sayıda tuvalet yok genel de vatandaşlarımız cami tuvaletlerini kullanıyor.
*Türk milleti ben paramı verdim pisliğimi de tuvaletçi temizlesin diye düşünüyor.
*Asıl iş eğitim de bitiyor,ilkokullarda tuvalet eğitimi verilmediği sürece burnumuz hacetten çıkmaz.Japonya da sadece tuvalet eğitimi veren okullar dersler var.
*10 yıl öncesinde Sultanahmet i dolaşan turist tuvalet bulamazdı, Taksime gider Hilton Otelinde işini görürdü.
AB standardı nasıl?
*ISO , TSE belgeli olmalı.
*Hela taşları 1200-1300 derecede pişmiş olacak ki suyu emmesin,kir tutmasın,koku yapmasın.
*Bir lavabonun yüksekliği Almanya da , İtalya da , Fransa da 75 santimse bizde de aynı olacak.
*Yerine göre duş imkanı bile olmalı.
*Çalışanlar az olsa da yabancı dil konuşmalı.
*Saat başı mutlaka dezenfektanlı bol su ile yıkanmalı,çöpleri toplanmalı,temiz koku esansları sıkılmalı ve mikroplardan arındırılmalı.
11
ÇALIŞMALARIMIZ VE FAALİYETLERİMİZ
Tuvalette standardı tutturalım,AB’ye girdik demektir
Dünya Tuvaletçiler Birliği Türkiye Temsilcisi İmdat Habip’e göre “Japonya’da bu işin okulu bile var.Tuvalette eğitim şart,yoksa AB’ye de girsek burnumuz hacetten çıkmaz” diyor.
İmdat Habip Dünya Tuvaletçiler Birliği Türkiye temsilcisi. Bu aralar işi çok “Neden” derseniz, tuvaletlerde standardı yakaladık mı AB kapılarının açılacağını savunuyor.İşte Habip in bizdeki manzara ve W.C kriterleri.
*2004 yılındaki tuvaletleri düşünürsek çağ atladık! 10 yıl öncesinde tuvaletlerde ne tuvalet kağıdı vardı ne sabun.Sıvı sabun yayıldı.Alaturka tuvaletlerden alafranga geçiş hızlandı.
*Birçok vatandaşımız, kapak örtüsü olmadığından alafranga tuvalete oturmak istemiyor.Avrupa yolundaki olmazsa olmazımız kapak örtüsü olacaktır.
*Yabancı turistler halen tuvalet kağıtlarını yanlarında taşıyor ama yüzde 90’ın da kağıt var.
*Temizliği Avrupa ya biz öğrettik ama geride kaldık.Eskiden Beyazıt, Taksim meydanları kokardı Şimdi bu kokudan eser kalmadı. İngiltere ve Almanya’da tüm meydanlar açık hava tuvaleti oluyor,sabah belediyeler dezenfektan sulrla temizliyor...
*Türkiye deki umumi tuvaletlerin bir çoğu camilerde.İstanbul Eminönü’nün nüfusu gündüz 3 milyon ve yeterli sayıda tuvalet yok genel de vatandaşlarımız cami tuvaletlerini kullanıyor.
*Türk milleti ben paramı verdim pisliğimi de tuvaletçi temizlesin diye düşünüyor.
*Asıl iş eğitim de bitiyor,ilkokullarda tuvalet eğitimi verilmediği sürece burnumuz hacetten çıkmaz.Japonya da sadece tuvalet eğitimi veren okullar dersler var.
*10 yıl öncesinde Sultanahmet i dolaşan turist tuvalet bulamazdı, Taksime gider Hilton Otelinde işini görürdü.
AB standardı nasıl?
*ISO , TSE belgeli olmalı.
*Hela taşları 1200-1300 derecede pişmiş olacak ki suyu emmesin,kir tutmasın,koku yapmasın.
*Bir lavabonun yüksekliği Almanya da , İtalya da , Fransa da 75 santimse bizde de aynı olacak.
*Yerine göre duş imkanı bile olmalı.
*Çalışanlar az olsa da yabancı dil konuşmalı.
*Saat başı mutlaka dezenfektanlı bol su ile yıkanmalı,çöpleri toplanmalı,temiz koku esansları sıkılmalı ve mikroplardan arındırılmalı.